İçim öyle buruk ki...



13 yıldır hep bir taşınma muhabbeti vardı ama hep lafta kalırdı. Ta ki "komple kiralık" yazısını işyerimizin ana giriş kapısında görene kadar. Evet bu sefer olan olmuş gidiyoruz.

Hem de çok uzağa. Karaköy'den Kavacık'a...


Öğle aralarında 5 dk da çıktığım Taksimi, Beyoğlunu, 2 dk. da gittiğim Kapalıçarşıyı, 7 dk. da gittiğim Beşiktaşı çok özleyeceğim.

Şapka almak için 25 dk da gittiğim Forum İstanbul'u, kumpir yemek için gittiğim Ortaköy'ü, Tophane'yi.

Antikacılarını dolaştığım Çukurcuma'yı,

İstanbul Modern'i,

Namport'un yemeklerini,

Köşkeroğlu'nun baklavalarını,

Güllüoğlu'nun böreklerini,

Galata köprüsünü,

Limana yanaşan gemileri izlemeyi, hayal kurmayı,

Öğle molası gelince kızlarla nereye gidiyoruz muhabbeti yapmayı,

Çoğu şeyi özleyeceğim.



Bir yandan dinleneceğim diye içimde umut var. Son 4 yıldır ev ve iş arası hep koştum. Vapuru kaçırma, deniz otobusunu kaçırma, treni kaçırma, tramvayı kaçırma. Ne stres ya.

Şimdi sabah bin arabana, servise tek vesait ile git işyerine.



Kızlarla diyoruz ki öğle molalarında Anadolu Kavağına gider çay içeriz :))












Vişne Ağacı

Evimizin girişinde sanırım yaşı 15 olan bir vişne ağacımız vardı. Her baharda cıvıl cıvıl olur, pembe-beyaz çiçeklere bürünür adeta gelin gibi süslenirdi. Hemen yanı başında yan apartmanımızda başka bir vişne ağacı. Yıllar içinde sarmaş dolaş olmuşlar. 2 sene önce kış mevsimi sonuydu alt komşumuz evim güneş-ışık almıyor diye ağacımızı kestirdi.
Ve bu 2 ağacın da sonu oldu. Diğer vişne ağacı 2 sene oldu tek bir yaprak vermedi. Adeta küstü.
Benim şahit olduğum bir arkadaşlık hikayesi bu.

Arkadaşlık emek ister, sadakat ister. İçinde kötü duyguları barındırmaz. Hele kıskançlığı asla...

Ders alınacak gerçek bir yaşam öyküsü.

Yazan: Nuran EVREN

Yeni Kampanya





Tüm ürünler tükenmiştir. Teşekkürler.

Merhaba

Koskocaman bir merhaba.

İstedim ki kişisel bir sayfam olsun. Yazıyım, çizeyim.

Çok yakında...

Aktivitelerimiz blogu için http://aktivitelerimiz.blogspot.com